banner79

24 Haziran seçimleri yaklaştıkça, siyasi partiler de kendi seçmeninin, seçim havasına girmesini sağlayacak ve kazanmaya doğru gittiklerine inandırabilmek için profesyonel biçimde algı yönetimi argümanlarını sahaya sürmektedirler.

Bu sebeple seçmenler de, daha fazla siyaset ve seçimleri konuşmaya, ülkenin geleceği konusunu daha fazla tartışmaya başlamıştır.

Bu algı yönetim biçimlerinin en kolay yolu anket şirketlerinin yapmış oldukları anketlerin zaman zaman kamuoyu ile paylaşılmasıdır. Bunun üzerinden propaganda yapmak, bugünkü siyaset modası itibarıyla en kolay yol olarak görülmektedir.

Mesleği itibarıyla bu işi hakkıyla yapanların yanı sıra, kamuoyunu belirli bir yöne çekmek isteyen yönlendirici anket sonuçları yayınlandıkça, genel olarak tüm anket sonuçları inandırıcılıktan uzaklaşmaktadır.

Mutlaka tarafların ellerinde gerçek sonuçları gösteren anket sonuçları vardır. Olmaması düşünülemez. Taraflar bu doğru olduklarına inandıkları anket sonuçlarına göre söylem ve eylem gerçekleştirip hedef kitlelerine ulaşmaya çalışmaktadırlar.

Bu şartlarda gerçek sonuçları kamuoyuna açıklamadan, kendilerinin kamuoyunu istedikleri yöne çekebilmeleri için, bir kamuoyu algısı yaratabilmek adına başka sonuçları paylaştıkları kanaatindeyim. Dolayısıyla anket sonuçları adı altında açıklanan bu rakamlara inanmakta zorluk çekilmektedir.

Yeni bir sistem olan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 50+1 aranması nedeniyle siyaset gittikçe sıkışmaktadır. Daha önce yüzde 10 barajı ile sıkışan siyaseti aşmak için uygulamaya konulan ancak demokratik olmadığı tartışmalarının hiç eksik olmadığı eski baraj sistemi, ittifaklar modelleriyle devre dışı bırakılmaya çalışılmaktadır.

Kağıt üzerinde makul görülen bu model, uygulamaya konulunca, bu ittifaklara dahil olmayan veya olamayan bazı partilerin, yüzde 10 barajı ile karşı karşıya kalması, bu seçimlerin ne kadar demokratik ve adil olduğu tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turda bitmemesi, yani yasa gereği bir adayın yüzde elli oranını geçmemesi halinde, çeşitli senaryoların da anket şirketlerinin araştırması şeklinde kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Ancak dikkat edilmesi gereken şudur; Cumhurbaşkanlığını bir ittifak bloğu kazandığında, diğer ittifak bloğu da mecliste çoğunluğu elde ederse işte o zaman bir siyasi sıkıntının oluşacağı gerçektir. Cumhurbaşkanı da zaten geçtiğimiz günlerde yapmış olduğu konuşmada bu sıkıntının doğabileceğinin işaret etmiştir.

Genelde bu konuda oluşan kanaate göre, Türkiye siyasetinde böyle bir sonuç hiç de şaşırtıcı olmayacaktır. Böyle bir durumun büyük bir sıkıntıya sebep olabileceği, sonuçta erken bir cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimine doğru gidebileceği tartışılmaktadır.

Birinci turdu cumhurbaşkanlığı için yasa gereği yeterli olan yüzde 50 fazlası bulunmadığında cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalmaktadır. Ancak bu seçimde milletvekilliği seçimi sonuçlanacaktır.

Mecliste hangi ittifakın çoğunluğu kazanacağı belli olacaktır. Çoğunluğu kazanan ittifakın cumhurbaşkanlığı adayı bahsettiğimiz sıkıntıların yaşanmamasını da, göz önüne alarak oy atma eğilimine doğru yönelecek olan seçmen karşısında avantajlı durumda seçime girecektir.

Bu çok önemli bir argüman ortada yokken ikinci tur için sadece kişiler üzerinden anket yapıp yayınlamak ne derece doğru bir anket sonucu ortaya koyabilir?

Bir olasılık daha var; Birinci turda seçilemeyen bir cumhurbaşkanlığı ve tek başına çoğunluğu sağlayan bir ittifakın çıkmaması halinde, ittifaklara dahil olmayıp yüzde 10 barajını aşıp meclise giren bir siyasi partinin olması halinde, o siyasi partinin hangi ittifakla beraber olacağı çok büyük önem taşımaktadır.

Bütün bunlar görülmeden ikinci tur için anket çalışması yapmak ve açıklamak, karanlığa taş atmaktır, çok doğru sonuçları vermeyeceği açık bir şekilde görülmektedir. Bütün bu olasılıkları değerlendirdiğimizde kamuoyuna açıklanan çeşitli anket sonuçlarının çok da masum olmadığı ve algı operasyonlarının bir parçası olduğu izlenimini vermektedir.

Siyasi partiler cumhurbaşkanlığı adaylarını çıkarmış, adayların adaylıkları kesinleşmiştir. Siyasi partiler ve adayları söylemleri ve açıkladığı projeleriyle hızla bir rekabetin içine girmişlerdir. Şu anda gündemde olan siyasi partiler mecliste kendilerini temsil edecek olan milletvekili adaylarını tespit etmek için yoğun bir çalışmanın içine girmişlerdir. Hızla milletvekili aday listelerini en uygun ve kamuoyunu en fazla memnun edebilecekleri şekle sokabilmek için çalışmalarını sürdürmektedirler.

İzmir her seçimde olduğu gibi tüm siyasi partilerde de geçerli olan dışarıdan kontenjan diye tabir ettiğimiz ve İzmirli seçmene ve partililere çok hoş gelmeyen adayların kimler olabileceği ve bizim insanımız tabiri ile avantaj yakalamaya çalışan partili adaylarımızın kimler olabileceğini merakla beklemektedirler. Partili olanlar kontenjan tabir ettiğimiz isimlerden rahatsızlıklarını beyan etmelerine rağmen, sonuçta aday gösterilmesinden sonra parti disiplini açısından ve “genel başkanlarımız en iyi bilir” düşüncesinin arkasına sığınarak çalışmalarını sürdürecektir.

Her zaman söylediğimiz gibi, dar bölge veya daraltılmış bölge seçim sistemi gündeme gelmediği müddetçe bu böyle gelmiş böyle gidecektir.

Temennimiz; sadece seçim dönemindi İzmir’e gelerek oy isteyen milletvekili adaylarımızın da şehrin dertleriyle dertlenen milletvekilleriyle aynı noktada olmasıdır.

Yeni bir idare şekline giriyoruz. Buna uygun değiştirilen seçim sistemine göre hem cumhurbaşkanlığı seçiminin, hem de milletvekilliği seçiminin çok önem arz ettiği bu dönemde İzmir kamuoyunun bu hassasiyetlerine dikkat edebilen siyasi partilerin İzmir’de avantajlı olacağı bir gerçektir.

Köroğlu derki; Kalmışım naçar. Serçenin gönlünden şahinlik geçer, şahini görünce ormana kaçar. Gider tenhalarda kahraman olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
A. Eroğlu 2 hafta önce

Yazılarınızı ilgiyle takip ediyoruz teşekkürler...

banner43

banner77

banner50

banner45

banner3