Çocuklara bol kitap okunmalı ve masal anlatılmalı

"Okul öncesi dil gelişimi için çocuklara bol kitap okunmalı ve masal anlatılmalı"

Çocuklara bol kitap okunmalı ve masal anlatılmalı

Uzmanlar, okul öncesi çocuklarda dil gelişimi için bol bol kitap okunması ve masal anlatılması gerektiğini dile getirdi.
 
Okul öncesi öğretmeni ve anaokulu işletmecisi Şeyma Kılınç,  okul öncesi çocuklarda dil gelişiminin oldukça önemli bir konu olduğunu belirterek, bu dönemde çocuklara bol bol masal anlatılması ve kitap okunması gerektiğini söyledi.
 
Çocuklarda dil gelişiminin, doğumdan itibaren başladığını ve en hızlı olduğu zaman diliminin ise ilk 3 yıl olduğunu vurgulayan Okul Öncesi Öğretmeni Şeyma Kılınç, "Anne karnından ayrılan bebek ilk başta anne kokusuyla, sonra da dokunarak kendini güvende hisseder. Bu güven duygusu, bebeğin yaşı ilerledikçe sözel iletişim kurarak artar." dedi.
 
"TELEFON,TABLET GİBİ CİHAZLARDAN ÇOCUKLARI UZAK TUTMALIYIZ"
 
Çocuklarda dil gelişimi ile ilgili bilgiler veren Kılınç, "Çocuğumuz okul öncesi çağındayken dil gelişimi için onlara bol kitap okumalı ve masallar anlatmalıyız. Çocuğumuz konuşurken göz hizasında onu dinlemeli ve telefon, tablet gibi cihazlardan mümkün olduğunca uzak tutmalıyız. Yapılan araştırmalar, yarım saat televizyon, tablet ve telefonla zaman geçiren çocukların en az iki saat beyin jimnastiği yapması gerektiğini göstermektedir. Teknolojik ürünlerin ekran geçişleri 3 saniyede bir olmaktadır. Bu durum çocukların dikkat becerilerini olumsuz etkilemektedir. İleriki yaşlarda iletişim kurmaya çalıştıklarında konuyu aşırı derecede dağıtmalarına sebep olabilmektedir. İnsanların doğal yetenekleri teknolojik ürünlerle zedelenebilmektedir." diye konuştu.
 
"AŞIRI KORUMACI TAVIRLAR DİL GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLER"
 
Aşırı korumacı tavırların da dil gelişimini olumsuz etkileyen faktörlerden biri olduğunu aktaran Kılınç, "İnsanların kendilerini en iyi hissettikleri an anlaşılabilir oldukları andır. Bu da kullanılan kelimelerle olabilmektedir. Çekingen, içine kapanık, duygusal zorlanmaya maruz kalan bireyler olmalırını istemiyorsak, koşul kabul ile yaklaşıp çocuklarla iletişim kurmamız gerekiyor. Kendini ifade edemeyen çocuklarda öfke, huzursuzluk, gerginlik, inatçılık ve oyun kuramama gibi durumlar gözlenebilmektedir." şeklinde konuştu.
 
Erkek çocukların, kız çocuklarına göre konuşmayı daha geç öğrendiklerine dikkat çeken Kılınç, kız çocukların sözel uyaranlara erkek çocuklara göre daha fazla tepki verdiklerini, erkek çocukların ise görsel uyaranlara daha çok tepki gösterdiğini kaydetti.


 
"İNSAN DİLİ KADAR DÜŞÜNÜR"
 
Şiddetli ve uzun süren hastalıkların, çocukların konuşmalarını geciktiren unsurlar arasına yer aldığının altını çizen Kılınç, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu durumlarda çocuk konuşmadan her isteğinin yapılması da çocuğun konuşmaya ihtiyaç duymasını geciktirmektedir. Çocuk okulda kendini ifade edebilecek oyunlar oynar, şiir, öykü, okuma anlatma etkinlikleri ve taklit oyunları gibi birçok faaliyetle dil gelişiminde olumlu katkılar sağlanmaktadır. İnsan dili kadar düşünür. 200 kelime ile konuşan birisi 2 bin kelime ile düşünen birisini anlayamaz" dedi.


 
 

İZHA ( İzmir Haber Ajansı )

banner66
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner43

banner34

banner50

banner3

banner48