İZMİR HABER

Baro başkanı Sema Pekdaş

İzmir'in ilk bayan baro başkanı olma özelliğini taşıyan Avukat Sema Pekdaş, sürekli değişen torba yasaları ile yapılan tutuklamalar ve tahliyeler, gazeteci ve milletvekillerinin durumu ve yargının içinde bulunduğu durumla ilgili açıklamalarda bulundu.

Özel yetkili mahkemelerin kapanmadığını, üstüne bir de terör mahkemesi olarak adlandırılan Bölge Ağır Ceza Mahkemeleri kurulduğunu, hakim, savcı ve personel konusunda büyük sıkıntı yaşandığını belirten Sema Pekdaş, "Torba kanunları ile yasaları yap boz haline getirdiler. Torba yasasıyla gözaltına alınıp tutuklananlar, yine torba yasası ile çıkarılıyor. Yine torba yasası ile kişiye özel yasa çıkarılıyor. Yasalarla bu kadar oynamak vicdanları sızlatıyor. Ülkenin kaderini belirleyen torba kanun devrimi bitmelidir. Türkiye bu ayıplardan kurtulmalıdır. Yargı normalleşmeden Türkiye normalleşemez. Tüm bu saydığım nedenlerden dolayı yargı ciddi bir şekilde yaralıdır" dedi. 
Pekdaş, ülkemizin nüfus sayısı birbirine yakın olan Almanya'nın hakim ve savcı sayısının 30 bin olduğunu, ülkemizde ise 10 bin hakim ve savcı bulunduğunu, Almanya'da ayrıca yedek hakim ve savcı kadroları bulunduğuna dikkat çekti. Sistemi bir bütün halinde görmek gerektiğini anlatan Pekdaş, şöyle konuştu: "Bu kadar az sayıda insanla yapılan hizmet yargıda sorun yaratıyor. Personel sayısının dışında İcra Daireleri, Ticaret Mahkemeleri ile Ağır Ceza Mahkemeleri'nde yine büyük sıkıntı var. Özel Ceza Mahkemeleri'ndeki yargılama usullerinde ciddi anlamda insan hakları ihlali yaşanıyor. Oysa yargılama insan haklarını gerçekleştirmek için vardır.” 
Türkiye'de 100'e yakın hukuk fakültesi bulunduğunu, açılan okullara göre öğretim görevlisi sayısının yetersiz kaldığını belirten Pekdaş, şunları söyledi: "Çok fazla hukuk fakültesi açıldı. Bu sorun hukuk niteliğini belirlemede önemlidir. Mezunların sayısının fazlalığı değil asıl olan yeterlilik, Türkiye de ne kadar hukukçu öğretim görevlisi var? Ne kadar ceza profesörünüz var? Ne kadar medeni hukuk profesörünüz var? Ne kadar ticaret hukuku profesörünüz var? Dolayısıyla açılan okul sayısı veya mezun öğrenci sayısı değil, öğretim görevlilerinin yetersiz kalmasıdır önemli olan. Sorun öğrencilerin yeterli eğitim alıp almadıklarıdır." 
BU TOPRAKLARIN BİR HUKUK BİLİNCİ VAR
Hukukun gerçekten bir derya olduğunu, derinleşmek gerektiğini ve her gün yeni şeyler öğrendiklerini belirten Baro Başkanı Sema Pekdaş, sözlerini 
şöyle sürdürdü: "Bu toprakların bir hukuk geleneği var. Bizim Roma hukuku diye bildiğimiz şey aslında İstanbul'da yazılmış bir kanundur. İstanbul Üniversitesi merkez binasında yazılmıştır. Ama hep Roma diye öğretildi. Pek çok kanunnameler Anadolu topraklarında yazılmıştır. Dünyanın ilk kanunnameleri bu topraklarda yazılmıştır. Bu toprakların bir hukuk bilinci vardır. Ama biz bunları hukuk eğitimi yapan gençlere ne kadar aktarabiliyoruz. Dolayısıyla sayıdan çok nitelik problemimiz var. Fakülteler açılırken öğretim görevlisi ve yine birçok önemli noktada bir planlama yapılmalı. Ben insanların eğitim almalarından yanayım. Öğrencilerimiz Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra diploma alıyor. Ama avukatlık ruhsatı almıyorlar. Avukatlık ruhsatını staj gördükten sonra alıyorlar. Avukat olabilmek farklı bir meziyettir. Avukat ülkede ve dünyada yaşanan tüm gelişmeleri bilmek zorunda ve toplumun bir adım önünde olmalıdır." 
İNSAN HAKLARI TORBA KANUNLA YAPILAMAZ
Türkiye'de temel insan hakları ile ilgili konularda torba kanunlar çıkarıldığını ve kanun hükmünde kararnamelerle sorunun çözülemiyeceğini belirten Sema Pekdaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "En büyük sorun torba yasasıdır. Her şeyi torba yasaların içine atıyoruz. Bu hukuk güvenliği problemi yaratır. Farklı farklı bir sürü kanunu bir torba içine bağlanması tamamen yanlış. O kanuna şu madde ekleniyor, şu madde değiştiriliyor, başka madde başka maddeye ekleniyor. Hukukla bu kadar oynamak iyi değil. Torba yasayla kişiye özel kanun çıkarılıyor. Her şeyi torba yasaların içine atıyoruz İnsanların durumunu somutlaştırılmadan çıkarılan torba yasayla hapse atılanlar, yine torba yasa ile dışarı çıkarılıyor. Türkiye torba kanunlardan da torba yargılamalardan da bir an önce kurtulmalıdır. Torba kanunları vicdanları sızlatıyor." 
MİLLETVEKİLLERİ TAHLİYE EDİLMELİ
Herkesin yargılanabileceğini ancak, son yıllarda tutuklu yargılamalarda önemli ölçüde insan hakları ihlalleri yaşandığını belirten Pekdaş, sözlerine şöyle devam etti: "Örneğin tutuklu milletvekilleri, seçildikleri andan itibaren mazbatalarını almaları gerekir. Onlara adli kontrol tedbiri de uygulanmamalı. Halk onlara oy verip benim temsilcim ol, vekilim ol görevini vermiş. Eğer o milletvekili kaçarsa zaten halk siyasetten bunun hesabını sorar. Milletvekiline adli kontrol getirilirse milletvekilliği nasıl yapabilecek. Dolayısıyla onların görev yapabilmelerini sağlayacak bir formül bulmalı. Bana göre tutuklu milletvekilleri hemen tahliye edilmeli ve görevlerine başlamalıdır" 
BÜYÜKŞEHİR DAVASI ÇETE KAPSAMINDAN ÇIKARILMALI
Göreve geldikten sonra özel yetkili mahkemelerin kaldırılması konusunda girişim ve çalışmalar yaptıklarını, özel yetki kapsamında açılan Balyoz, Ergenekon, Oda Tv, KCK ile İzmir Büyükşehir gibi önemli davaların tümünü ve her duruşmasını izlediklerini, gözlemci gönderdiklerini belirten Sema Pekdaş, şöyle konuştu: "Sanıkları özel konumlarına göre yargılama yapılamaz. Yargılama birey içindir. Sembol davaları altında bir çok sanığın hakları ihlal ediliyor. Bu bütün vicdanları kanatması gereken bir durum. Suçsuz insanların hapis yattığı tutuklu olduğu bir ülke olmamalıyız. Bunun günahı çok büyük. Herkesin vicdanı sızlaması lazım. Büyükşehir davasını da baştan sona takip ediyoruz. Bir çok duruşmaya bizzat ben katıldım. Ortada şiddet, cebir yok. Tutuklanan ve yargılaması yapılan kişilerin çocuklarına ve birinci derece yakınlarına kadar incelendi. Maddi kazanç sağlama ve vurgun yapma gibi bir suç bulunamadı. Bana göre bu dava çete kapsamından çıkarılmalıdır." 
YENİDEN ADAYIM
İzmir Barosu'na kayıtlı 6500 avukatın temsilciliğini yaptığını, göreve başladıktan sonra programlarında olmayan bir çok gelişen olayla karşılaştıklarını ve yönetim kurulu olarak başarılı çalışmalara imza attıklarını belirten Sema Pekdaş, "Bir kaç ay sonra yapılacak baro seçimlerine, Çağdaş Grup adına yeniden adayım. Bir kaç değişiklikle yönetimimizle birlikte çalışmalara başladık" dedi.

İzmir Haber
{ "vars": { "account": "G-9Y3VVX61MK" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }