İlhan Mansız "futbolcu ticareti hayvan ticareti gibi"

Eski milli futbolcu ilhan Mansız, şike davasını değerlendirirken, "iyi ki bugünlerde futbolcu değilim. futbol oynuyor olsaydım, bu ortam bırakma nedeni olabilirdi" dedi. 2009 yılında futbolu bırakan, 2002 Dünya Kupası'ndaki performansıyla efsaneleşen eski milli futbolcu İlhan Mansız, "Türkiye'de futbolcu transferi hayvan ticareti gibi" dedi.

İlhan Mansız
A Haber'de yayınlanan Bi Sormak Lazım programında Selin Ongun'un sorularını yanıtlayan Mansız, şike davasını değerlendirirken, "İyi ki bugünlerde futbolcu değilim. Futbol oynuyor olsaydım, bu ortam bırakma nedeni olabilirdi" dedi. 3 Temmuz'da başlayan şike operasyonuna ilişkin olarak, "İyi ki futbolu bırakmışım" diyen İlhan Mansız, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sakat olduğum zaman futbol oynayamamak beni üzüyordu. Sonrasında bu tür olaylar ortaya çıktığında da iyi ki bugünlerde futbolcu değilim diye aklımdan geçirdim. Şu an aktif futbolcu olsam iddianameyi okurdum, ne olup bittiğini bilmek isterdim ancak bu beni nasıl etkilerdi bilemiyorum. Kendimi Fenerbahçeli futbolcuların yerine koyduğumda onlarda vaziyete direniş görebiliyorum. Geçen sezon 17 maçta 16 galibiyet serileri vardı. Onlar bunu emekleriyle elde ettiklerinin bilincindeydiler."

"ŞİKELİ LİGDEN ÇEKİLMEK İSTEYEN FUTBOLCU YALNIZ KALIR"
"Aktif olarak futbol oynasaydım şike iddiaları nedeniyle bu ligde oynamamayı düşünürdüm" diyen Mansız, şöyle konuştu:
"İddianameyi okunca, bunu biz kendi emeğimizle mi aldık yoksa rakip takım oyuncuları ellerinden geleni bize karşı sergilemediler mi diye düşünmüş olabilirler. Ben böyle düşünürdüm. Ben şu an oynuyor olsam, bırakmak için bir neden olabilirdi. İdealist bir sporcu için futbolu bırakma nedeni olabilirdi bu. Tabi eğer bırakmaya karar verse, çok yalnız kalır bu kararından dolayı."
Şike iddianamesinde yer alan gizli tanık Poyraz'ın Beşiktaş-Samsunspor maçındaki iddiaları hakkındaki soruları yanıtlayan İlhan Mansız, Beşiktaş formasıyla oynadığı son maçta neler olduğunu anlattı:
"İlk devreyi 10 puan önde bitirmiştik. İnönü'de oynadığımız, ilk yarının 1-1 bittiği, fakat ilk yarıda 3 kırmızı kart gördüğümüz bir maçtı. 8 kişiyle 11 kişiye karşı mücadele etmek zordu, rakip takım da bunu spora yansıtınca, bizden 4. oyuncunun da atılmasıyla. Kırmızı kartlık pozisyonları tekrar izlemek lazım, kasti faul var. Ama 4 kırmızı kart görüp artık sahada kalmanın anlamı olmadığını düşünerek, sahada kalan 7 kişi de, iş çığırından çıktı, mağlup olup eve gidelim ruh hali içindeydiler. Sporda en
kötü şey kişiliğinizle dalga geçilmesidir. Benim sarı kartım vardı. Ben ikinci sarı kartı görüp maçı bitirmek istedim. Bu bir gurur meselesiydi. Bu maçı böyle bitirmek en iyisi oldu. Ben o maçta hakem yönetiminden memnun değildim. Bu maçtan sonra benim 1 maç cezam vardı."

"JAPONYA'YA GİTMEM SÜRGÜN GİBİYDİ"
Japonya'daki günlerini de anlatan Mansız, "O dönem kulüp Japonya'dan gelen teklifi değerlendirdi. 28 yaşındaydım. Dizimdeki sakatlık satılmamı ne kadar etkiledi bilemiyorum. Tabi ki Japonya'ya gitmek istemem. 28 yaşındaki futbolcu Avrupa'da oynamak ister. Takımla şampiyonluğa oynuyordum. Japonya'ya gitmem sürgün gibiydi. Sporcuların haklarının özellikle yerli futbolcuların haklarının çok iyi korunduğunu söyleyemem Türkiye'de. Japonya'ya gitmeye dirensem paf takıma giderdim, bu benim kariyerimi etkilerdi"
diye konuştu.
Futbolun acımasız bir meslek olduğunun altına çizen İlhan Mansız, "İyi olduğunuz dönem herkes arkanızda. Önemli olan kötü günlerinizde kimin destek verdiği. Ben hiçbir zaman oynadığım kulüplerden vefa beklemedim ama haksızlığa gelemiyorum. Hep kulübün menfaatlerini ön planda tuttum. O anlamda Türkiye'de futbolculuk, transferler özellikle hayvan ticareti gibi. Avrupa'da sakatlanan oyuncuya kulüplerin sözleşme yenilediğini görürken, burada sakatlanan futbolcunun sözleşmesinin dondurulduğunu gördüm.
Sakatlanan futbolcu kulübe hizmet vermek için sakatlandı. Futbolcuların menajerlerinden başlarsak Türkiye'de menajerlik belgesi, FIFA prosedürü var. Menajerlik sınavı sorularının sızdırıldığını gördüm. Ekonominin güçlü olduğu sektörlerde bu tarz üçkâğıtçılıklar görülüyor. Menajer dediğiniz kişi hukukçu olmalı ya da FİFA belgesine sahip olmalı, Türkiye'de işler daha basit. Almanya'da teknik direktörlük kursu 11 ay,

(İHA) İhlas Haber Ajansı

banner66
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner43

banner34

banner50

banner52

banner3

banner48

banner51